isoo bildirdi: " İsrail'in 17 gün önce Lübnan'a saldırmasıyla başlayan insanlık dramı tüm şiddetiyle sürerken, Türkiye'deki yardım kuruluşları seferber oldu. ● Bush ve Blair nihayet düğmeye basıyor Gerek resmî gerekse sivil kuruluşlar Lübnan’a yardımda adeta birbirleri ile yarışıyor.
Türk Kızılayı iki TIR dolusu yardım malzemesini Lübnan'a sokarken, Deniz Feneri ile İnsanî Yardım Vakfı da (İHH) yardımlarını bölgeye götürdü. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yaklaşık 40 Lübnanlı böbrek hastası çocuk için hemodiyaliz malzemelerini Beyrut'a ulaştırmaya çalışıyor. Başta Hak-İş olmak üzere sendikalar da mali yardım topluyor. Kimse Yok mu Derneği daha önceden başladığı Filistin'e yardım kampanyasına Lübnan'ı da ekledi. Dernek, yardımları nakit olarak toplayıp bölgeye gıda ve barınma amaçlı malzemeler gönderecek. Dernek Başkanı Mehmet Zeki Özkara, Lübnan ve Filistin'de yaşananların insanlık adına utanç verici olduğunu belirtirken, “Çocuk, yaşlı, kadın ayrımı yapmadan sivillerin üzerine gönderilen bombalar hepimizi derinden yaralıyor.” dedi. On gün önce başlattıkları yardım kampanyasına Türk halkının büyük ilgi gösterdiğine dikkat çeken Özkara, önümüzdeki hafta içinde 3 tır dolusu gıda ve ilaç yardımını bölgeye sevk edeceklerinin altını çizdi.
Deniz Feneri Derneği'nin 60 tonu bulan yardım malzemelerini taşıyan TIR’lar 6 gün süren yolculuk sonunda dün Beyrut'a ulaşabildi. Yardım paketlerinde bakliyat, pirinç ve şeker gibi malzemelerin bulunduğu belirtilirken, dernek yetkilileri 3 TIR’ın daha yolda olduğunu açıkladı. İHH ise 6 TIR’lık yardım malzemesini perşembe günü Trablus yolu üzerinden Lübnan'a götürdü. Derneğin Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Osman Atalay, yolların bombalanması sebebiyle yardımların ulaştırılmasında zorluklar yaşandığını dile getirdi. “20 dakikalık bir yolu yaklaşık 3 saatte alabildik.” diyen Atalay, yardımı ulaştırmak için dağları yol edindiklerini anlattı.
İHH olarak pazartesi günü 8 tırı daha Lübnan’a göndereceklerini vurgulayan Osman Atalay, bunların gıda malzemesi olacağı bilgisini verdi. Kendisinin de yardım ekibi ile Lübnan’da bulunduğunu vurgulayan Atalay bölgeden şu bilgileri aktardı: “İsrail’in ulaşım, iletişim ile elektrik santrallarını vurması sebebiyle yardım yapılmasında sıkıntılar yaşanıyor. Ülkenin güneyinden kuzeyine doğru göç var. Her arabanın üzerinde beyaz bayrak bulunuyor. İnsanlar büyük araçlarla, ya da üstü kapalı kamyonetlerle göç edemiyor. Bu tür araçları İsrail uçakları bombalıyor. Bu da araçsız göçü imkansız hale getiriyor.”
Lübnan’a yardım konusunda Kızılay da seferber oldu. Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanı Tekin Küçükali, Filistin’e yardım kampanyasına Lübnan’ı da eklediklerini belirttikten sonra ilginç bir noktaya dikkat çekiyor: “Lübnan hükümeti, yardım malzemesi listesine sakinleştirici ilaçlar da koymamızı istedi. Bugüne kadar bizden yardım talebinde bulunanlardan hiçbiri böyle bir istekte bulunmamıştı. Bu, bölgede insanların psikolojik olarak ne kadar zor durumda olduklarının göstergesidir. Biz de 200 koli sakinleştiriciyi, yardım tırlarına yükleyerek Lübnan’a sevk ettik.”
Türkiye, İsrail’in Lübnan’a hava ve deniz saldırıları nedeniyle diyaliz makinesine bağlanamayan böbrek hastası 40 Lübnanlı çocuğu da unutmadı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bir korvet, çocuklar için hemodiyaliz malzemelerini Beyrut’a götürüyor. Alınan bilgilere göre Türkiye Böbrek Vakfı yetkilileri, çocukların pazartesi gününe kadar diyaliz makinesine girmemeleri halinde hayatlarının tehlikeye gireceğini öğrenince harekete geçti. Dışişleri Bakanlığı, vakıf yetkilileri ve Genelkurmay Başkanlığı’nın girişimleri sonucu hasta çocukların ihtiyacı olan malzemeler Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait “TCG Bafra” korvetiyle Beyrut Limanı’na doğru yola çıktı. Korvetten alınacak malzemeler, böbrek hastası çocukların tedavileri için yetkililere iletilecek. "
|