GERİ DÖNDÜM:)
7/1/2007
-
BiR ÇiÇEĞİN DUASI
BiR ÇiÇEĞİN DUASI
Ey bütün çiçeklerin,bütün bitkilerin,yerin göklerin,ve alemlerin rabbi... Ben senin yaratığın tohumlardan cansız bir tohumdum bir zamanlar, Sen bana can verdin. Dualarımı kabul ettin,beni bir çiçek yaptın. Bana kendi dilediğin gibi bir şekil verdin,renklerle,desenlerle,süsledin yüzümü, Bana bir koku sürdün,koklayanı mest eden Güzellerden bir güzel yaptın görenlere gösterdin, Senin verdiğin cazibeyle kuşları böcekleri çağırdım kucağıma.... Dayanamadılar koştular... Onlara senin rahmet çeşmelerinden şerbetler sundum, Senin izninle Birbirimize güldük,birbirimize sarıldık,el ele kucak kucağa sana şükrettik,seni zikr ettik günler boyunca nice kuşlar nice böceklerle tanıştım böylece... Hepsiyle mutlu beraberliklerim oldu. Nihayet kulun gördü, Yanımdan geçti birgün... Beni bir görmiyordu,beni fark etti,durdu,geri döndü,eğildi Yüzüme baktı uzun uzun önce gözleriyle,sonra elleriyle okşadı kokladı kokladı... ''Ne güzel yaratılmış! '' dedi sesizce. işte o an niçin var olduğumu anladım. Melekler sardı etrafımı ansızın, imrenerek seyrettiler olup biteni... Görmediği Rabbine görmüş gibi inan bir insann yücelişini gördüler. Ve her şeyi en ince ayrıntısıyla kaydettiler... Çekilen resimlerde ben de vardm... Ey dualar cevap veren Rabbim, Ben cansız bir tohumdum... Dualarım kabul ettin güzel bir çiçek oldum. Senin kudretinle canlandım, Senin sanatınla süslendim, Senin lütfunla güldüm... Şimdi bir duam daha kaldı mahşere sakladım; ' ' BEN GÖREN GÖZLERİ ATEŞTE YAKMA,YA RABB ! ' '
|
Yorum (
8
) :: Yorum yaz! :: Ba?lant?
|
7/1/2007
-
Rabbin sana ne darıldı ne de seni bıraktı..
Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi. Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız.
Herkes benden uzak, herkes bana kırgın düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor: "Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı"(Duha-3) Kim kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin. Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya, ne gam! .. Bu ne büyük ferahlık değil mi? .. ......... Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. İşte o an ayet yetişiyor imdada: "Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var! " (İnşirah-5/6) Garantiyi veren Allah! .. Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği "mutlaka" ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor. Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli olduğunu da fısıldıyor. Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş: "Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş" ......... Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani. Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde boğulurken ayet size yeni bir ümit veriyor: "Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe-28 ) ......... Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar. Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size. Ciddi bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz. Eyyub Nebi var Kur'an'da... Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş. Onun hali size dayanak oluyor: Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti: "Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarak bahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun. (Sa'd-41/43) .........
Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir tutamak arıyorsunuz. Ayet el veriyor size: "Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz. (Bakara-216) ......... Rabbimiz Allah, Rasülümüz Muhammed(s.a.v) , Kitabımız Kur'an, Yolumuz Sırat-ı Müstakim! .. Bizden bahtiyarı yok dünyada! .. Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim. Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kur'an konuşuyor:Vel Akıbetü lil Müttakin(Kasas-83):Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar) içindir! ..
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Ba?lant?
|
27/8/2006
-
Babama Selam Söyle
Babama Selam Söyle
Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordum.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; gittin Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle!
İclal Aydın
|
Yorum (
6
) :: Yorum yaz! :: Ba?lant?
|
27/8/2006
-
Seni Seviyordum
Seni Seviyordum
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı aksam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
İnsan hergün anımsarmı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesden başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun...
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalıyordu
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteliyişim oluyordun
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kızmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
Yagmurlar yağdı serin haziran aksamlarına
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zaman ki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi... |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Ba?lant?
|
27/8/2006
-
Zor Günler
Zor Günler
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına kızdığım oldu zamanında. Ama inandığım da. Ömrümde her şarkı başka bir kapı açtı. Bu şarkının ardında sen, bu kapının ardındaysa benden önce söylenmiş sözler vardı.
Seçtiğimiz hayatlar mı bunlar? Seçtiklerimiz mi bunca yokluk, bunca kırıklık, bunca acı? Seçtiklerimiz evet. Hayat bu sevgilim, çoktan seçmeli, senin aşkınsa bir dönem ödevi.
Bir şarkı tuttum sevgilim, bir kapı açtım ikimize. İkimiz çokmuşuz meğer bu resme. Kapatmadan bu kapıyı yine de Bu yaralar, bereler sanadır, bileler
Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden. Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bir tek. Benim de kanattıklarım vardı elbet. Ezdiğim kumlar ve geçtiğim yollar hala gölgemi taşıyorlar. Hani demiştim ya; ne ayrılıklar, ne aşklar, ne başlangıçlar diye Yani demem o ki, çok zor günler geçirdim vaktiyle.
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize. Yazmışsın ya; Onu sevebileceğimi düşünmüştüm diye. İşte o günden beri, belki de bu yüzden sadece, bu yaralar, bereler sanaydı, bileler, göreler aşkımı, şahidim gök kubbe.
İclal Aydın |
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Ba?lant?
|
|